şimdi.

bugün bitse! dedim, kaldım. sanki ne olacaktı ki? en fazla, -yarın- olacaktı.

Posted 12/02/11. 18 notes.

Comments


edebiyat parçası XI

senden başka.

senden bir şey 
beklemedim.

Posted 11/29/11. 2 notes.

Comments


evimizin her şeyi

ikea’da alışverişten sonra asansöre bindik. bizimle beraber içeriyi tamamen dolduracak sayıda başka insanlar da bindi. aralarında bir de palyaço. 

ideal yer işgaline ulaştıktan sonra kapılar kapandı ve harekete geçtik. iki kadın konuşmaya başladı. yanlış taraftan binmişler ve asansör durduğunda nereye çıkacaklarını tartışmaya başladılar aralarında. ortamda genel bir sessizlik olduğu için de, hepimiz bu konuşmanın birer parçasıydık. kadınları dinlemeye dalmışken arkamdan hala mantığını çözemediğim bir açıklama geldi. 

- siz yanlış binmişsiniz evet. istediğiniz yerden çıkmanız için bundan inince biraz gidip sola dönüp oradaki asansörü kullanmanız gerekiyor. 

konuşan arkamdaki palyaçoydu. asansörün tam köşesinde durmuş bize bakıyordu. daha doğrusu sesin geldiği yöne doğru, ona arkasını dönük olanlar bile kafaları çevirmiş, biz ona bakıyorduk. ben tam birimiz kendini tutamayıp, “afedersin ama şu an kostümün yüzünden ne dediğine gerçekten odaklanamıyoruz” diyecek diye korkuyorken, kız yüzümüzdeki ifadeyi fark etmiş olacak ki, gülümseyerek şöyle dedi:

- palyaçoyuz ama biliyoruz! 

(gülüşmeler)in ardından, önüme dönüp, “sanırım palyaço korkusu denen şeyin de bu kızla sonuna geldik” dedim bir haber spikeri edasıyla. 

o sırada asansör durdu. kapıya yakın duranlardan biri kendini daha fazla tutamadığını hissettiğimiz ve neden olduğuna anlam veremediğimiz heyecanlı bir hareketle arkasını dönüp, “ya sen nefes alabiliyor musun o burnundakiyle!” dedi, kırmızı takma burnu kastederek. 

bir sessizlik oldu. muhtemelen o an zombieland‘deki zombi palyaçoyu düşünen tek kişi bendim. ancak palyaço düşüncelerimi dolaylı olarak da olsa çürütecek şekilde az önceki sevimliliğine ters düşen sarkastik bir ses tonuyla karşılık verdi.

- alamasam şu an ölmüş olurdum herhalde? 

bu kısa diyalog yaşanırken asansörü boşaltmış gibiydik. palyaço hızlıca önümüze geçip, muhtemelen “insanlar ne kadar beyinsiz” diye düşünerek, paytak paytak uzaklaştı. 

Posted 10/16/11. 15 notes.

Comments


buölmelerinbenmınakoyim.

filmlerde bi sahne vardır ya. kabustan uyanma sahnesi. aaaaaaaaaaaaaaaah, oh meğerse rüyaymış. dün gece uyurken soluk soluğa yatakta aniden doğruldum. kabus görüyordum herhalde. hatırlamıyorum. ve bunu idrak edecek zamanım olmadı. 

çünkü nefes nefese yataktan fırladığımda tükürüğüm boğazıma kaçtı. kaçmış. nefes alamadım haliyle. korkarak uyanmış olmanın sersemliğinden ziyade, kendimi ölmemeye çalışırken buldum. bir yandan uykuluyum da çok. boğazımdan çıksın da uyuyayım derdinde neredeyse hala, düşün. öksür. öksür. öksür. hayattayım.

(amy değil.)

Posted 7/28/11. 0 notes.

Comments


edebiyat parçası X

ne sandın

beni hayal etmenden,ödüm patlıyor.
ya değilsem!

Posted 5/17/11. 0 notes.

Comments


yazmaz oldum.

sori.

Posted 4/24/11. 4 notes.

Comments


edebiyat parçası IX

meşrep

hafifletici sebep:
ağır tahrik.

Posted 12/24/10. 2 notes.

Comments


minnoş

“default” kedi ismi,
minnoş.
yani sanki kedi geldiğinde
adı minnoş da,
biz sonradan
değiştiriyoruz gibi.
ayarlardan..

(08.11.2007)

Posted 12/01/10. 4 notes.

Comments


yazmalıydım.

arkadaşlıklar da bozulur, dağılır. demişti. çok kızdım. saçmalama. bizim dostluğumuz diğerleri gibi değil. sen görürsün. biz, hepimiz ölene dek birlikte olacağız. tamam, dedi. konu kapandı.

babalar insanı, ileri zamanlı göt ediyor.

Posted 8/05/10. 7 notes.

Comments


edebiyat parçası VIII

test

iki doğruyuz, bir yanlış.
götür beni.

Posted 7/31/10. 1 note.

Comments